Bu eser, şehrin görünmeyen hafızasını taşıyan iki büyük tanığı bir araya getiriyor.
Bir yanda yüzyıllardır Boğaz’ın akışına karşı dimdik duran Kız Kulesi, her gün değişen İstanbul’u izlerken kendi yalnızlığını gökyüzüne anlatıyor. Diğer...
Devamı..
Bu eser, şehrin görünmeyen hafızasını taşıyan iki büyük tanığı bir araya getiriyor.
Bir yanda yüzyıllardır Boğaz’ın akışına karşı dimdik duran Kız Kulesi, her gün değişen İstanbul’u izlerken kendi yalnızlığını gökyüzüne anlatıyor. Diğer yanda ise kentin sokaklarında özgürlüğün, dayanıklılığın ve şefkatin simgesi olan bir İstanbul kedisi, çünkü o aslında bu toprakların en eski koruyucularından biri.
Kedi ile kule burada insanın göremediği bir bağ kuruyor:
Sanatçı, bu iki figürü yan yana getirerek İstanbul’un ruhunu oluşturan sessiz efendilere dikkat çeker. Gök ve su arasında asılı kalan renkler, hem şehrin romantik hüznünü hem de canlılığını yansıtır.
Kısalt